Boyun Eğme: #Buradayız! Gençler boyun eğmiyor

Boyun Eğme: #Buradayız! Gençler boyun eğmiyor

Haftalık siyasi dergi Boyun Eğme'nin yeni sayısı yarın okurlarıyla buluşacak.

Haftalık siyasi dergi Boyun Eğme'nin 187'nci sayısı yarın "#Buradayız! Gençler boyun eğmiyor" manşetiyle çıkıyor. 

Gazetenin manşetinde yer alan değerlendirmede şu ifadeler yer alıyor:

#BURADAYIZ!
GENÇLER BOYUN EĞMİYOR

Gericiler ‘ağaç yaşken eğilir’ sözünü yanlış anlamış. Yurdumuz insanına “genç yaşında boyun eğdirme” derdine düşmüş. İş yerlerinde, üniversitelerde, liselerde bütün amacı susturmak, hareketsiz bırakmak yani boyun eğdirmek olan bir mekanizma çalışıyor.
Sorun şu ki, gençler boyun eğmiyor.
Ülkemiz emekçilerinin düzene teslim olacağını, boyun eğip kaderine razı geleceğini düşünenler hayal görüyor. 
Gençlerin harekete geçmesi umut veriyor.

‘Onlar uyanırken’
Merhaba, Şevval ben. Bu yıl ÇOMÜ'den (Çanakkale) mezun oldum. Şu an yüksek lisansa hazırlanıyorum. Geleceğim için çeşitli endişelerim vardı. Bir yandan işsizlik korkusu diğer bir yandan ağır şartlarda düşük ücret karşılığında çalışma endişesi taşıyordum. Onca yıl okumanın karşılığında emeğimi birilerini zengin etmek için kullanamazdım. Benim için bu durumun en büyük sorumlusu mevcut düzendi. Çünkü bu düzende tek amaç işçi emeği üzerinden sermaye biriktirmek. Sistemin iyileştirilemeyeceğini biliyordum. Birilerinden merhamet beklemekse anlamsızdı. Çünkü bunların gerçekçi çözümler olmayacağının farkındaydım. Türkiye'de Sosyalist devrimin bir an önce gerçekleştirmemiz gerekiyordu. Bunun için TKP ile örgütlü mücadeleye katılmak istedim.
*
Merhaba ben Ufuk. Çukurova Üniversitesi Uluslararası İlişkiler birinci sınıf öğrencisiyim. Günümüz Türkiyesi’nde ve kapitalist sistemde sadece potansiyel işçi olarak görülen binlerce gençten biriyim. Kapitalizmle olan mücadelem bireysel olarak eskiye dayanıyor; ama artık bireysel değil örgütlü bir mücadele içinde olmanın doğru olacağını düşündüm. Sermaye düzeniyle örgütlü mücadele için #Buradayiz
*
Türkiye Komünist Gençliği’ne katıldım çünkü var olan sistem yozlaşmış. Biz gençlere sunulan eğitim şartları eğitimimizi tamamlamak için yeterli değil. İşsizlik hepimizin ortak kaygısı. Bu karanlık düzende bizler insanlara umut aşılamalı, daha iyi bir geleceğin mümkün olabileceğini göstermeliyiz. Bunun için örgütlenerek sosyalizmi anlamalıyız ve anlatmalıyız.
Öğrencilerin yükü gittikçe ağırlaşıyor. Kendimi daha iyi bir gelecek için nasıl geliştirebilirim diye değil ailemin bütçesinden ayırdığı parayla bu ay nasıl geçinebilirim diye düşünüyor. Ulaşım, doğalgaz, elektrik, su ve KYK yurtlarına yapılan zamlar ve özellikle de gıda alanındaki yüksek enflasyon hem biz öğrencilerin hem de ailelerimizin geçinmesini zorlaştırıyor. Şu an öğrenciyiz ama geleceğin emekçisiyiz ancak örgütlü olduğumuzda bu düzeni değiştirebiliriz.
Ben İsmail Savgın.  Diyarbakır Dicle Üniversitesi  Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu mezunuyum. Diyarbakır'ın bir köyünde ailemle birlikte çiftçilik daha doğrusu çobanlık yapıyorum. Sosyal medya ve internetten takip etiğim çok da hayran olduğum Küba'nın sistemine merakımla başladı. Araştırmalarım sonucunda fark ettim ki komünizmle yönetiliyormuş. Soluğu geçmişten gelen ve daha da güçlenmekte olan bu devrim partisinde aldım.
Ben Furkan, Akdeniz Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğrencisiyim. Üniversite dönemine kadar tutucu bir ailede büyümem sebebiyle siyasi oluşumlardan haberdar değildim. Bu yüzden lise hayatım boyunca kendime hep bu düzenden bir kaçış yolu aradım; benimle birlikte mücadele edecek, benimle aynı farkındalığa sahip insanların olduğundan habersizdim. Elbette komünizmi duymuştum ama o zamanlarda şu anda komünizmin ne olduğunu bilmeyenler gibi kırmızı bir bayrak geliyordu aklıma ve korku hissinin etrafında kümelenmiş onlarca kavram. Artık ben de bir TKP'liyim ve içimde kabaran 'SÖMÜRÜLÜYORSUN' hissine karşı verdiğim savaşta yanımda yoldaşlarımın olduğunu bilmek fazlasıyla mutluluk verici..

Gerici yurtlarla uğraşacağız
Komünist gençler yobazları öylece seyretme niyetinde değil. 
Geçen hafta basına yansıyan bir haber ülke genelinde tepkiyle karşılandı. Buna göre Selçuk Üniversitesi, öğrencilerine ait kişisel bilgileri gerici vakıf ve yurtlarla paylaşıyordu. Türkiye Komünist Gençliği, Konya’daki komünist gençlerin yurt sorunuyla ilgili anlatılarını da içeren bir bildiri yayımlayarak, üniversitelerde yaygınlaştırdı.