TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan'a Erdoğan'a hakaretten hapis cezası!

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan'a Erdoğan'a hakaretten hapis cezası!

Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan'a, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret ettiği iddiasıyla 11 ay 20 gün hapis cezası verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı eleştirmek hapis cezasına konu olmaya devam ediyor. TKP Genel Sekreteri ve yazarımız Kemal Okuyan hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret iddiasıyla açılan dava bugün sonuçlandı.

İstanbul Anadolu 52. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Okuyan'a 1 yıl 2 ay hapis cezası verildi.

"Takdiri hafifletici sebepler" gerekçesiyle ceza 11 ay 20 güne indirildi.

Mahkeme bu kararı para cezasına çevirirken, belirlenen miktarın ödenmemesi durumunda kararın hapse döneceği belirtildi.

CEZANIN GEREKÇESİ NE?

Yazarımız Kemal Okuyan'a Erdoğan'a hakaretten verilen cezaya konu olan yazı "Bir manyağa teslim mi oldu ülke?" başlığını taşıyor.

28 Temmuz 2015 tarihli yazıda, "Tarihte önemli kişiler, belli koşulların üst üste gelmesiyle ortaya çıkar. Deliler, manyaklar için kural değişmiyor. Bizim örneğimizde, diktatörü var eden koşullar kimsenin umurunda olmasa da, belli. Belli de, 15 yıl oldu, adamın hangi sınıf adına “diktatörlük” eylediği sanki meçhul! Sermaye, emperyalizm filan demek de neredeyse suç oldu Türkiye siyasetinde. Merak etmeyin, patron sınıfının ihtiyaçlarından, emperyalizm içi çelişkilerin Türkiye’ye yansımasından, deliye delilik yapma olanağı veren boşluklardan bir kez daha söz etmeyeceğim. Aslında bitti, öldü ama şu şu nedenlerle hâlâ tepemizde de demeyeceğim. Ama izninizle bir toplumun bu kadar çaresiz hale gelmesi nasıl mümkün oldu sorusunu yanıtlayacağım" ifadeleri yer alıyordu.

'SERMAYE SINIFINA DUYULAN ÖFKEYİ DIŞA VURUYOR'

Cumhuriyet Savcısı Levent Kandemir'in talebiyle açılan davada, yazının Erdoğan'a hakaret içerdiği belirtildi.

Okuyan ise savunmasında, şikayete konu olan yazıda ülkedeki sorunları konu ettiğini, ülkedeki kapitalist sisteme, sistemin aktörlerine ve bu sorunu yaratanlara işaret ettiğini ifade etti. Okuyan, yazıda geçen "manyak", "deli", "diktatör" gibi ifadelerle ülkedeki siyaset kurumuna, kapitalist sistemin ürettiği sömürü düzenine ve sermaye sınıfını temsil edenlere duyulan öfkenin dışa vurulduğunu söyledi.