Nereye gitti bu fonlar?

 

Fonlar… Özal’lı yılların ülkemize hediyesi. Devletin gelirleri de giderleri de belirli bir bütçe disiplini içinde ölçülüp, tartılıp değerlendirilirken Özal’la başlayan fonculuk bu düzeni alt üst etti.

Devlet, belirli kalemler için elde ettiği gelirlerle belirli görevleri yerine getiriyor ve hem bunlara ilişkin kararlarını bütçe kanunu içinde kesin tanımlarla halkla paylaşıyordu, hem de devlet gelirleri de nasıl harcandığı da bir bütün olarak denetleniyordu.

80’li yıllardan sonra daha sık duyduğumuz kamu fonlarıyla devlet hazinesinde giderek artan bir yer kaplayan kaynaklar Sayıştay’ın raporlarından sakınılmıştır. Bir anlamda devlet bütçesi içerisinde yaratılan bu denetlenemez adacıklardan hem patronlar hem de kirli siyasetçiler oldukça nemalanmışlardır.

Fak- Fuk Fon

Halk arasındaki isimlendirmesiyle FAK – FUK FON yani Fakir Fukara Fonu olarak bilinen Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu 1986 yılında çıkartılan bir yasa ile hayat buldu. Bu fonun amacı “fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmektir” olarak yazılsa bile gerçekte yandaşlara para aktarmanın yollarından biri haline gelmiş durumda. Şu anda fon kapsamında kurulan ve faaliyet yürüten 1003 aktif vakıf bulunmaktadır. Bu vakıflar ilin veya ilçenin mülki amiri bu vakıfların tabi başkanları konumundadır.

Konut Edindirme Fonu

Konut Edindirme Yardımı (KEY) fonu Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde 1986 yılında çıkarılan bir kanunla devlet memurları ile emekliler ve silahlı kuvvetler personeli ve işçilerinin ev sahibi olmasını amaçlayan bir fondur. KEY fonu 1 Ocak 1987 tarihinde yürürlüğe girmiş ve 1995 yılı Aralık ayı sonu itibariyle de durdurulmuştur. Fonun finansmanı çalışanların maaşlarından yapılan kesintiler ile sağlanmaktaydı.

Fon 1996 yılında durduruldu. 1999 yılında fonun tasfiyesi kararı alındı. 588 sayılı Konut Edindirme Yardımı Hesaplarının Tasfiyesine Dair Kanun Hükmünde Kararname ile Türkiye Emlak Bankası hesaplarında bulunan KEY kesintilerinin parasal miktarı değerindeki gayrimenkul, Emlak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığına devredildi.

KEY fonunda paranın biriktiği dönemde ülkede ciddi bir enflasyon etkisi vardı. Kanun, burada oluşan birikimin enflasyon etkisini azaltacak şekilde değerlendirilmesini öngörüyordu. Yani toplanan para enflasyon karşısında kayba uğramayacak şekilde “yatırılacaktı.” Bekleneceği gibi böyle olmadı. Fon Emlak Bankası’nın yüksek enflasyon oranlarını yakalayamayan faiz uygulaması ile değerlendirildi ve böylece fonun toplam değeri yükselmedi. Bu da geri ödemelerin beklenenden çok daha az miktarda olmasına sebep oldu.

KEY ödemeleri ise 2007 yılında yayınlanan 5664 sayılı kanun aracılığıyla 2008 yılı Temmuz ayında gerçekleşmeye başladığında, yıllarca ücretlerinden yapılan kesintilerle toplanan paraları, pul olmuş olarak geri aldı ücretliler.

Zorunlu Tasarruf Fonu

1988 yılında 3417 sayılı Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu Tasarrufların Değerlendirilmesine Dair Kanun ile “zorunlu tasarruf fonu” kuruldu. Zorunlu Tasarruf fonu çalışanlardan tasarruf kesintisi yapılmasını ve bu tasarrufların nemalandırılarak çalışanları birikime teşvik etmeyi amaçlıyordu. Tasarrufa Teşvik Fonu’nda yüzde iki işçi yüzde üç işveren kesintisi yapıldı. Fakat bu fon da diğer fonlar gibi başarısız oldu. 2003 yılında çıkarılan 4853 sayılı Çalışanların Tasarruflarının Teşvik Hesabının Tasfiyesi ve Bu Hesaptan Yapılacak Ödemelere Dair Kanun ile hesapta biriken paralar tasfiye edildi. Zorunlu tasarruf hesaplarında biriken paralar da düşük faizle nemalandırılmış oldu. Böylece devlet bağımlı çalışanlardan ucuza borçlanmış oldu.