Doğa kolejinde boykot var!

On binlerce öğrenci, bir o kadar veli, binlerce öğretmen, okul emekçisi… Bu kesimleri, onların eşi, dostu, ailesi, bu okula kaydını yaptırmayı düşünen veliler derken birkaç yüz bin kişiyi doğrudan ilgilendiren, ülke çapında bir gündem haline geldi Doğa Koleji’ndeki emek ve hak mücadelesi.

Öğretmenler çok uzun süredir maaşlarını düzenli alamıyordu, son üç-dört ayda ise hiç maaş alamadılar.

Zaten öğrenciler mağdur olmasın diye uzun süredir dişini sıkıyordu Doğa Koleji öğretmenleri. Yönetimle görüştüler olmadı, basın açıklaması yaptılar olmadı. Patron açıklama yapmayı sürekli erteledi. Bunun sonunun gelmeyeceği anlaşılınca, öğretmenlerin iyi niyetinin okul patronları tarafından istismar edildiği ortaya çıkınca paydos dediler ve derse girmeme kararı aldılar.

Onlarca okulu var Doğa Koleji’nin. Neredeyse hepsinde aynı sorun yaşanıyor. Çünkü Doğa Kolejlerinin sahibi aslında bir inşaatçı, yani eğitimcilikle ilgisi yok, sıradan bir patron. Metal Yapı’nın patronu Ömer Saçaklıoğlu öğretmenlerin maaşını ödemek yerine başka yatırım alanlarına para yatırmayı seçti, çünkü hayat onun için kâr ve zarardan ibaret. Eğitimin piyasalaştırılması ve özelleştirme politikaları nedeniyle, ülkemizde eğitim alınır-satılır bir hizmet haline geldi. Amacı daha fazla kâr etmek olan patronlar da, eğitim sektörünü kazanç kapısı yapmak için buraya yatırım yapmaya başladılar. Doğa Kolejleri patronu Saçaklıoğlu bunlardan birisiydi.

ÖĞRETMENLERİN ONUR MÜCADELESİ

Okullarda zaten bir süredir yaşanan sıkıntılar nedeniyle komiteler kurulmaya başlamıştı bile. Bunların sayısı hızla arttı, haberleşme ağları kuruldu. Patronların Ensesindeyiz Ağı 16 Aralık günü başlatılan boykot sürecinde öğretmenlerin temel iletişim ve örgütlenme aracı oldu.

Türkiye çok uzun süredir öğretmenlerin sınıf mücadelesine böyle doğrudan katıldığı bir döneme tanıklık etmiyordu. Veliler de öğretmenlerine destek verince medya da bu mücadeleyi görmezden gelemedi.

Şimdi herkes Doğa Koleji’ndeki emek mücadelesini konuşuyor. Öğretmenlerin düzenlediği bu boykot eğitim emekçilerinin mücadelesinde yıllardan sonra yapılan ilk öğretmen boykotu olarak kayıtlara geçmiş oldu. Özel okul öğretmenlerinin hak mücadelesinde bir dönüm noktası oldu.

Satıldı, satılacak, kim satın alacak… Medya daha çok bunlarla ilgilense de aslında yaşananların eğitimin ticarileştirilmesinin ve piyasaya açılmasının doğrudan bir sonucu olduğu ortada.

Öğretmenler ise mücadeleyi sürdürmekte kararlı. Kazanılan deneyim, bundan sonraki süreç nasıl gelişirse gelişsin, yeni patron kim ya da kimler olursa olsun, yeni mağduriyetlerin yaşanmaması için örgütlülüğün, dayanışmanın elden bırakılmaması gerektiğini gösterdi.