‘Dinci terörü beslemekte haklıyız’ yalanı

Türkiye kamuoyunda Suriye’ye dönük düşmanlığın pompalanmasında iki esas araç oldu. Birincisi, Suriye’de zalim bir Alevi aşiretinin Sünnî Müslümanlara eziyet ettiği görüntüsü. İkincisi, Suriye’nin kendi sınırları içinde Türkiye’ye hasım silahlı güçleri beslediği, PKK’yi Türkiye’ye zarar vermek için kullandığı bir silahlı grup olarak desteklediğiydi.

Öyleyse ne yapılmalıydı?

Sünnî Müslümanlara sahip çıkılmalı, silahlı mezhepçi terör grupları İran destekli Şii/Alevi zulmüne karşı güçlendirilmeliydi.

Oysa Suriye önemli bir Hıristiyan nüfusa da sahipti. 1946’da Fransa’dan bağımsızlığını kazanırken, bunu bütün inanç ve mezheplerden Suriyeli Arapları birleştirerek başarmıştı. İktidardaki Baas Partisi’nin kurucu liderliğinde bir Hıristiyan, bir Sünnî ve bir Alevi Arap bulunuyordu.

Kışkırtmalar ve emperyalist operasyonlara rağmen özellikle Halep ve Şam’da farklı mezheplerin önde gelen kişileriyle başından itibaren bir konsensüs sağlanabiliyordu.

Dolayısıyla, AKP’nin ve ondan öncekilerin destekleyip operasyona sevk ettiği mezhepçi terör grupları zulme uğrayanları değil emperyalist provokatörleri temsil ediyordu.

İkinci yalansa, Suriye’nin Türkiye’ye karşı ülke içindeki silahlı grupları özel olarak Kürt ayrılıkçılığını ve PKK’yi desteklediği, Türkiye’nin buna karşı Suriye’deki silahlı gruplarla ilişkiye geçtiği yalanıdır.

Müslüman Kardeşlerin Suriye’de eylemler düzenlemek üzere Türkiye’den aldığı destek 1980 öncesine gidiyor. CIA – MOSSAD ve MİT üçlüsü o yıllarda Sovyetlerle müttefik görünen Suriye’ye karşı çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmalarda Müslüman Kardeşler kullanılıyor.

Akademisyen Behlül Özkan, 2018 yılında yaptığı ve 2019 Haziranı’nda yayımlanan bir çalışmasında New York Times gazetesinin 9 Mayıs 1986 tarihinde yayımlanan bir haberine işaret ediyor. Bu haberde 1986 yılında 140 kişinin ölümüyle sonuçlanan bir bombalama eylemini yapan 2’si Türk 5 kişinin silahları Antakya’dan geçirdikleri anlatılıyor.

Behlül Özkan, 1982 yılında Hama’da kanlı bir şekilde bastırılan Müslüman Kardeşler ayaklanmasının da daha 1980’de Antakya’da işler durumda olan operasyon merkezince yürütüldüğünü yazıyor.