Boyun Eğme 90

Haftalık siyasi dergi Boyun Eğme'nin 90'ıncı sayısı okurlarıyla buluştu.  
"İmkansızı değil mümkün olanı istiyoruz!" manşetiyle çıkan dergi,  haftanın siyasi olaylarını da değerlendiriyor.

 

Dergide yer alan bazı konu, başlık ve yazarlar şöyle: 

Alman iç politikasında ‘İslamcı Ankara’ faktörü – Osman Çutsay
Erdoğan’ın, Alman kamuoyunun açık nefretiyle karşı karşıya kaldığını artık tüm dünya görüyor. Alman siyaset sınıfında birlik sağlandı: Merkel de tıpkı muarızı Martin Schulz gibi, “Bu Erdoğan’la ve onun Ankara’sıyla yürümek mümkün olmuyor, Gümrük Birliği’nin genişletilmesi ve AB üyeliği için müzakereler tarih olacak. Erdoğan ile Türkiye buraya giremez” noktasında. Refah şovenizmini temsil eden taban fena bastırıyor çünkü.

Arakan’da neler oluyor? Türkiye ne istiyor? – Tulga Buğra Işık
Myanmar’dan ayrılan sığınmacıları kabul etmesi için Bangladeş’e para verme de dahil olmak üzere pek çok “çözümü” gündeme getiren AKP yönetimi, meseleyi “İslam dünyasının lideri” olma amacı için kullanmayı hedefliyor; ancak Myanmar’ın önemi AKP’nin kendisini merkeze alamayacağı kadar yüksek.

Nevzuhur Sultanın saray sofrası – Orhan Gökdemir
Son sofra “30 Ağustos Resepsiyonu” vesilesiyle kuruldu. Sofrada uygun görülen bazı gazeteciler de vardı. Gazetecinin ağzı torba değil ki büzesin, yenileni içileni de yazdılar haliyle. Hoş, ortalıkta sofradan başka kayda değer bir mevzu da yoktu aslında. Sofra zenginleşmiş, zevkler incelmişti son 20-30 yılda. “Bir lokma bir hırka”dan zencefilli somonlu suşiye ulaşılmıştı gide gide. Üstelik sofrada hırka giyen bir “Allah’ın kulu” kendine yer bulamamıştı.

Tayyiban futbolu çökerken – Gökçe Giresunlu
AKP neyse futbolu da o. Futbolu teslim ettikleri Demirören beyliği artık futbolu yönetemiyor. Ya düşecek ya da futbol endüstrisi çöküp gidecek. Yani sorun ne yabancı oyuncularda ne de yerlilerde. Sorun her şeyi kontrol etmeye çalışan AKP zihniyetinde. Çözüm belli: Bu düzen mutlaka ama mutlaka değişmeli. Arsaya, okula, sokağa inmeli yeniden futbol.

Futbola soldan bakmak: Solcu futbolcular – İ. Sarp Aykurt
Kitaptan çıkarılacak en önemli sonuç, bu alanın geçen zaman içerisinde piyasa ilişkileriyle ne kadar kirlendiği ve futbolun yeniden üretilmesine acil bir ihtiyaç olarak gereksinildiği. Bu sebeple kitap, endüstriyel futbol düzenine ve bu çarkın dişlilerine karşı vakur bir itirazı temsil ediyor.

Yatacak yerleri yok! – Ali Ufuk Arikan
Bazı istatistikler o ülkelerdeki dönüşümü anlatmayı oldukça kolaylaştırır. Tıpkı AKP iktidarında cezaevlerinde yaşanan dönüşümde olduğu gibi. AKP iktidara geldiğinde cezaevlerinde sadece 59 bin kişi vardı. Şimdiyse cezaevlerinin toplam kapasitesi 203 bin, tutuklu sayısı 221 bin…

A101 işçileri boyun eğmiyor
“Geçen ay işten çıkarılan üç arkadaşımızın mahkemesi hem sendikal tazminat hem işe dönüş şeklinde kazanımla sonuçlandı. Mahkeme sonuçlarından çok korktular ve U dönüşü yaptılar. Arkadaşlara da bir özgüven geldi. Şimdi işten çıkarılan ve çalışanlar birlikte on beş günde bir toplanmaya devam ediyoruz.”

Kelebek Mobilya’dan sömürü manzaraları – Doğtaş işçileri Boyun Eğme’ye konuştu
Sigortasız çalıştırma, işten atma, sendikayı satın alma, işten attığı işçinin başka fabrikalarda iş bulmasına engel olma… Ne ararsan var. Bunlar Türkiye’nin en bilinen markalarından biri olan Kelebek Mobilya’nın üretildiği Biga’daki Doğtaş fabrikasında sömürü koşulları. Bir de bu koşullara karşı direnen, örgütlenen işçiler var.

Aklın özgürleşmesi ve din – Ali Erdenur
Kant’ın daveti soruları özgürleştirme yönündedir. Aklın tanrı yerine geçmesini hiçbir aydınlanmacı istemez, bu yüzden aklın eleştirisini de yine aynı yolla; akılla yapmak gerekir. Eleştirinin eleştirisi ve yeniden bir eleştiriye başlama mecburiyeti, bitmek bilmeyen bir yolculuk. İnancın ne tür bir iktidar yarattığını ve insanı nasıl bir köleliğe mahkûm ettiğini pek çok örnekle açıklamak mümkün.

9maddede Komünizm – Kemal Okuyan
Komünizm hava, su ve yemek kadar doğal bir ihtiyaçtır. Türkiye Komünist Partisi halkımızı bu ihtiyacı karşılamaya çağırmaktadır.