TUSAŞ, Kotil'in Çiftliği Değildir!

TUSAŞ, Kotil'in Çiftliği Değildir!

Dün TÜBİTAK, bugün TAI, yarın başka bir yer..."Nefes alacak" yerler aramak, ülkeyi terk etme planlarına bir yenisini eklemek, bu düzenin biraz olsun iyileşebileceğine inanmak bir işe yaramıyor. Sular her yerde yükseliyorsa bireysel çıkış yollarından vazgeçmeli birlikte mücadele etmenin yollarını aramalı, örgütlenmemiz gerekiyor.

TAI (TUSAŞ-Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş.)'nin yeni genel müdürü Temel Kotil'in göreve gelmesiyle başlayan ve şirket içerisinde "organizasyonel yeniden yapılanma" olarak duyurulan süreç her kademede çalışanı etkileyen büyük bir tasfiye operasyonuna dönüşmüş durumda.

Geçtiğimiz haftalarda gerekçesiz şekilde işten atılanlara onlarcası daha eklendi. Bir taraftan "AKP'nin memuru" olarak görev yapacak kişiler teknik yeterliliklerine bakılmadan önemli pozisyonlara atanıyor, bir taraftan bu atamalardan rahatsızlığını belli edenlere kapının dışı gösteriliyor.

Yeni yönetimi sorgulayan, hakkını arayan, bilimden ve aydınlanmadan yana tavır almak isteyen, yaşam tarzı yönetimin hoşuna gitmeyen herkes mesai girişlerinde "kartlarının basıp basmayacağının" endişesini yaşıyor.

Gerici, tüccar, tasfiyeci zihniyet bir arada

THY'de genel müdür görevindeyken kurumdaki emek düşmanı ve gerici uygulamalarıyla tanıdığımız Temel Kotil, TAI'ye genel müdür olarak atandığı Ekim 2016'da "Önemli bir görevi yerine getirmek üzere THY'den ayrılıyorum" açıklamasında bulunmuştu. Bu görevin ne olduğunu artık herkes daha iyi görüyor;

TAI'yi AKP'nin çiftliği haline getirmek...

Kotil bu görevini sadece içerdeki tasfiyelerle değil, aynı zamanda yerli ve yabancı patronların iştahını kabartan yeni büyük ve bir sürü belirsizlik içeren projeleri ortaya atarak, uluslararası havacılık tekelleriyle daha fazla ortaklık kurarak, şirketi borsaya girişe hazırlayarak yapıyor. TAI, bir avuç para babasının çiftliği haline getirilmeye çalışılıyor.

Yani kısacası Türkiye’yi nasıl yönetiyorlarsa TAI’yi de öyle yönetiyorlar.

Oysa Türkiye, bilimsel üretime ve teknolojik gelişmelere yaslanan, emperyalist tehditlere karşı kendi savunmasını sağlayacak savunma sanayini kurabilecek birikime ve gelişkinliğe sahip.

Ancak bunun için her şeyi kendileri için kar getiren mal olarak gören patron sınıfından ve her şeyini bu sınıfa hizmet etmeye adamış siyasi temsilcilerden kurtulmamız gerekiyor.

TAI emekçilerine çağrımızdır!

Ne memleket ne de TAI emekçisi bu onursuz tabloya mahkumdur!

Dün TÜBİTAK, bugün TAI, yarın başka bir yer..."Nefes alacak" yerler aramak, ülkeyi terk etme planlarına bir yenisini eklemek, bu düzenin biraz olsun iyileşebileceğine inanmak bir işe yaramıyor. Sular her yerde yükseliyorsa bireysel çıkış yollarından vazgeçmeli birlikte mücadele etmenin yollarını aramalı, örgütlenmemiz gerekiyor.

Türkiye Komünist Partisi bunun için var!

TAI emekçilerini her yeri çürüyen bu düzenden acilen umudu kesmeye ve sosyalizm için Türkiye Komünist Partisi'nde örgütlenmeye davet ediyoruz.