Tüpraş'ta yaşanan kaza değil cinayettir

Tüpraş'ta yaşanan kaza değil cinayettir

Depolama tankındaki bakım işi hızlı bitsin diye, tankta alınması gereken iş güvenliği önlemleri hiçe sayılmıştır. Risk altındaki tankta işçiler çalışmak durumunda bırakılmıştır. Patronların işi hızlı bitsin diye, emekçilerin yaşamları hiçe sayılmıştır. Daha cinayetin üzerinden birkaç saat geçmemişken, kamuoyuna üretime aksamaksızın devam edildiği "müjdesi" verilmiştir. Yaşananların özeti budur.

Bugün Tüpraş İzmir Rafinerisi'nde büyük bir patlama oldu. Yaralıların olduğu patlamada dört işçi yaşamını yitirdi... 

Koç Holding yetkilileri açıklamalarında kazanın nedeninin gaz sıkışması olduğunu söyleyerek ölümlere neden olan patlamadan kendilerini sıyırmak istemektedir.

Bu yaşananlar kaza değil, düpedüz cinayettir. Ve nedeni de gaz sıkışması değil, tükenmek bitmek bilmeyen kâr hırslarıdır. 

Depolama tankındaki bakım işi hızlı bitsin diye, tankta alınması gereken iş güvenliği önlemleri hiçe sayılmıştır. Çalışma alanının tüm yanıcı-patlayıcı maddelerle teması kesilmesi gerekirken, iş hızlı bitsin diye bakım çalışmaları bitmeden bu izolasyon sökülmüştür. Ve risk altındaki tankta işçiler çalışmak durumunda bırakılmıştır. Patronların işi hızlı bitsin diye, emekçilerin yaşamları hiçe sayılmıştır. 

Yaşananlar kaza değildir...

Patronların doymak bilmeyen para kazanma hırsı bir kez daha işçi kardeşlerimizin canına mâl olmuştur. Benzer uygulamalar işin riski diye tarif edilerek Tüpraş'ta sürekli tekrarlanmakta, işçiler bu koşullarda çalışmaya zorlanmaktadır. 

Neden? Koç ailesi karlarını 2 katına 3 katına 10 katına çıkarsın diye!

Patlamadan hemen sonra Koç Holding yetkililerinin İzmir'e geleceği gerekçesi ile aceleyle Tüpraş'taki helikopter pisti hazırlanmaya başlanmış, etraftaki çimler biçilmiş, çevre düzenlenmesi yapılmıştır.  

Cinayetin üzerinden birkaç saat geçmeden Tüpraş hızla patronlarının emrine amade bir konuma yeniden getirilmiş, kamuoyuna da üretime aksamaksızın devam edildiği "müjdesi" verilmiştir. Yaşananların özeti budur!

Aliağa'da ve ülkenin her noktasında aynı acımasızlık ve utanmazlık kol gezmektedir. 

İşçilerin  hayatının hiçe sayıldığı, tüm doğanın akıl almaz bir körlükle kirletildiği, tüm zenginliklerin yağmalandığı bu düzen değişmelidir.

Türkiye Komünist Partisi olarak tüm işçileri insanca yaşam hakkı için bu düzeni değiştirmeye, örgütlü mücadeleye çağırıyoruz. 

 

11 Ekim 2017