Saygıyla...

Saygıyla...

Ölümünün 79. yılında, Cumhuriyet'in kazanımlarının ortadan kalktığını itiraf etmeden, ahlarla-vahlarla, sahte gözyaşlarıyla, hamasi nutuklarla tören düzenleyip nutuk atanlar iki yüzlü yalancılardır. Sömürü düzeniyle bağımsızlığın, laikliğin, egemenliğin, Cumhuriyetçiliğin bir arada duramayacağını görmek istemeyenler ise hayal kırıklığına uğramaya devam edecektir. Eğer gerçekten laik, bağımsız, egemen bir Cumhuriyet istiyorsanız mücadele etmek zorundasınız.

Mustafa Kemal Atatürk tarihsel bir lider olduysa bunun yine tarihsel nedenleri vardır. 

Mustafa Kemal, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Anadolu coğrafyasının emperyalistlerce paylaşılma planını bozduğu için tarihsel bir liderdir.

Mustafa Kemal, Osmanlı İmparatorluğu’nun ömrünü doldurduğunu gördüğü için tarihsel bir liderdir.

Mustafa Kemal, hilafeti-saltanatı kaldırmayı göze aldığı için tarihsel bir liderdir.

Mustafa Kemal, laik bir Cumhuriyet kurmak için kişisel otoritesini sonuna kadar kullandığı için tarihsel bir liderdir.

Mustafa Kemal, Sovyetler Birliği ile karşılıklı çıkarlara dayalı bir dostluk kurduğu için tarihsel bir liderdir.

Mustafa Kemal, ilerici hamleler gerçekleştirdiği, tarihin akışının hızlanmasına yardımcı olduğu için tarihsel bir liderdir.

Ölümünün 79. yılında bunlardan hiç söz etmeden, bütün bu kazanımların ortadan kalktığını itiraf etmeden, ahlarla-vahlarla, sahte gözyaşlarıyla, hamasi nutuklarla tören düzenleyip nutuk atanlar iki yüzlü yalancılardır. Onların ipliğini pazara çıkaracağız.

Sömürü düzeniyle bağımsızlığın, laikliğin, egemenliğin, Cumhuriyetçiliğin bir arada duramayacağını görmek istemeyenler ise hayal kırıklığına uğramaya devam edecektir. Onlara çağrımız şudur: Eğer gerçekten laik, bağımsız, egemen bir Cumhuriyet istiyorsanız büyük tekellerin egemen olduğu bu toplumsal sistemin yıkılması için mücadele etmek zorundasınız. 

Türkiye 1920’lerde değil. O dönemin koşulları, ülkenin toplumsal yapısı köklü bir biçimde değişti. Patronlar o zamanlar yeni yeni palazlanmaktaydı. Şimdi memleketi her şeyiyle talan eden, yağmacı, hırsız ve bölgesel ihtirasları nedeniyle yalnızca halkımız için değil bütün dünya için tehlike arz eden bir sömürücü sınıfın egemenliği altındayız.

İşte bu sınıf ya alaşağı edilecek ya da karanlık daha da koyulaşacak. 1923’te Türkiye’de sosyalizmin maddi temelleri bugüne kıyasla çok zayıftı. Mustafa Kemal ve arkadaşlarının tercihi de farklıydı. Bugün ise sosyalizm dışında bir seçenek bulunmuyor ülkenin geleceğinde. Türkiye bu seçenekle mutlaka buluşacak.

Bu bilinç ve kararlılıkla 10 Kasım 2017’de Mustafa Kemal’e saygıyla…