Kamuoyuna

Kamuoyuna

Yıldıray Oğur'un bugün yayınlanan köşe yazısının ardından, bu yazıda değinilen partimizin eski bir üyesinin emniyette verdiği ifade partimizin tartışma konusu yapılması için kullanılmıştır.
İfadeyi veren kişinin 2015 yılında partimizle ilişkisinin kesildiğini bir açıklamayla duyurmuştuk. 

Öte yandan, bu kişinin verdiği ifadede 2014 yılında TKP'de yaşanan örgütsel kriz sırasında belirli bir tarafta yer almış kişilerin bulunduğu bir listeyi vererek, bunların yabancı örgütlerle işbirliği yaptığını iddia ettiği söylenmiştir.

Geniş kesimlerce tartışılmaya başlanan bu olayın detaylarını araştırmak, değerlendirmek ve yaklaşımımızı kamuoyuna ulaştırmak ihmal edemeyeceğimiz bir ihtiyaç haline gelmiştir.

Söz konusu ifadenin, davanın sorgu tutanakları arasında yer aldığı anlaşılmaktadır.

Sorgu tutanaklarının ve özel olarak bu ifadenin bütününe henüz ulaşabilmiş değiliz. Oğur'un yazısı dışında ulaşabildiğimiz tek kaynak, eski üyemiz Papuç'un oluşturduğu isim listesini de içeren bir sayfanın fotokopisidir. Bu verilerle bir açıklama yapmayı gerekli görüyoruz.

1. Murat Papuç'un ifadesi olarak dosyaya konulmuş olan bölüm tek kelimeyle zırvadır. Papuç'un 2014 yılında partimizde yaşananlar sırasında "mimlediğini" anladığımız 20'ye yakın isim bu ifadede "uluslararası bağlantısı olan şahıslarla yan yana gelip beraber hareket etmekle" suçlanmaktadır. Bu tür bir suçlamanın herhangi bir yargı kararı bir yana herhangi bir soruşturma için bile dayanak yapılması ciddiyetsizliktir. 

Papuç'un böyle bir ihbar listesi oluşturması ise ancak ağır psikolojik sorunlar ve travmalarla açıklanabilir.

2. Esasen 2015 yılında TKP üyeliği sonlandırılan Papuç'un sağlıklı bir ruh durumunda olmadığı, artık bir politik kişilik olarak hareket etmediği bilinen bir şeydir.

3. Kavala davası olarak bilinen dosyanın Papuç'un sözü geçen ifadesiyle nasıl ilişkilendirildiği konusunda bilgimiz henüz sınırlıdır. Öte yandan bu ifadenin dosyada yer alması bile bir saçmalıktır. Sadece verdiği isim listesine bakarak bile, ifadenin ruh sağlığı yerinde bir bireye ait olmadığı görülebilir.

4. Haziran Direnişi, Gezi Parkı'ndan ya da İstanbul'dan da ibaret olmayan geniş bir coğrafyada milyonlarca insanın katılımı ile gerçekleşmiş, yakın tarihimizin en önemli toplumsal olaylarından birisidir.

Gerici, Amerikancı ve halk düşmanı iktidarın toplumda biriktirdiği öfke 2013 Haziranı'nda patlamıştır.

Bu patlamanın düzen güçlerini harekete geçirmemesi, halk hareketinin ötesine geçen bir alanda karşılıklar bulmaması zaten mümkün değildir.

Öte yandan, 2013 Haziranı'ndan bu yana AKP iktidarının varlığını sürdürmesini borçlu olduğu emperyalist güçleri Haziran Direnişi'nin failleri olarak sunmaya kalkışması ağır bir ahlaksızlık, ağır bir suçtur.

Belli ki, bunun için itibarsız gerici çevrelerin tanıklığından alınan destek yetersiz gelmekte, ele avuca geçen her şey, "kökü dışarda komplo" tezinin desteklenmesi için kullanılmak istenmektedir.
Yaşanan, eski bir TKP üyesinin, her şeyden önce sağlık durumu nedeniyle geçersiz sayılacak ihbarlarının bu saçmalığa solu da bir şekilde karıştırmak için dahil edilmesidir.

Kamuoyuna duyurulur.

Türkiye Komünist Partisi