Halkımızın yanıtı tweet atmak olmayacak

Halkımızın yanıtı tweet atmak olmayacak

ABD Başkanı Trump, sosyal medya üzerinden halkımıza savaş ilan etti. “Türkiye ekonomisini mahvetmekten söz eden” bu kişinin sözlerinin ne arka planı, ne gerekçesi, ne de bu açıklama öncesinde ABD iç politikasının yarattığı baskı bir önem taşıyor. Trump, kısa sürede ikinci kez Türkiye ekonomisini yıkıma uğratacağını söylemiş oldu, önemli olan budur.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump, sosyal medya üzerinden halkımıza savaş ilan etti. “Türkiye ekonomisini mahvetmekten söz eden” bu kişinin sözlerinin ne arka planı, ne gerekçesi, ne de bu açıklama öncesinde ABD iç politikasının yarattığı baskı bir önem taşıyor. Trump, kısa sürede ikinci kez Türkiye ekonomisini yıkıma uğratacağını söylemiş oldu, önemli olan budur.

Bir, Trump ABD emperyalizminin en küstah ve zorba hizmetkârlarından biridir. Bütün dünyaya paranın ya da silahın gücüyle hükmetmeye çalışmakta, ABD’nin uluslararası alanda sarsılan hegemonyasını geri kazanmaya uğraşmaktadır.
İki, Trump aynı zamanda bir zavallıdır. Kişisel kurtuluşu için hem dış hem de iç politikada saat başı yeni bir manevra yapmak zorunda kalmakta, tükürdüğünü yalamaktadır.

Üç, Trump bir yalancıdır. Bütün dünyaya, kendi halkına, varsa dostlarına, herkese yalan söylemektedir. Ayrıca Trump uydurmaktadır. Örneğin Türkiye ekonomisinin yaşadığı sorunlar tek başına ABD’nin müdahalelerinin ürünü değildir, Türkiye ekonomisinin zayıflıklarında bizzat Türkiye kapitalizminin yapısal sorunları belirleyici rol oynamaktadır.

Ancak mesele Trump değildir, sonuçta Trump ABD emperyalizmin çıkarları doğrultusunda hareket etmektedir. ABD içindeki büyük mücadele asla ve asla bu gerçeği değiştirmemektedir.

Bu nedenle, Türkiye ekonomisini yıkmakla tehdit eden tek başına Trump değil, ABD’nin egemen sınıfıdır.

Peki ABD’nin olası yaptırımlarından kim etkilenecektir? Türkiye’nin egemen patron sınıfı, bu yaptırımların ortaya çıkaracağı sorunları, şimdiye kadar olduğu gibi yine emekçi halkımızın sırtına yıkacaktır. Yeni zamlar, yani hayat pahalılığı, ücret kısıntıları, işten çıkarmalar, ücretlilere ek vergiler, Türkiye’den geri kalan ne varsa uluslararası tekellere daha barbarca talan etmeleri için sunulması...

Dolayısıyla Trump’ın tehditlerinin asıl muhatabı her tür ekonomik zorluğun faturasını ödemek zorunda bırakılan halkımızdır. Yıllardır ülkemizdeki siyasi iktidarların ABD ve Avrupalı emperyalistlerle dostluk nutukları ata ata baskıladığı halkımız. Bugün Trump’la söz düellosuna girmeden önce ABD ile “stratejik ortak” olmakla övünen, yıllar önce hükümet olmasını ABD’nin desteğine borçlu olan AKP tarafından karanlığa mahkum edilen halkımız. Halkımızın ne ABD’nin ne de başka ülkelerin halklarıyla bir sorunu olabilir. Halkımızın sorunu sömürücüler, zorbalar, emperyalistlerledir.

Bu nedenle şimdi haykırmanın tam zamanıdır:

- NATO’dan çıkılsın!

- İncirlik üssü kapatılsın, bütün ABD askeri personeli sınır dışı edilsin!

- Suriye’de ABD ve Rusya ile kapalı kapılar ardında pazarlıklar yapmak yerine Suriye hükümeti ile ilişki kurulsun, Suriye topraklarında örtülü ya da açık ilhak politikalarından derhal vazgeçilsin!

Türkiye Komünist Partisi

Merkez Komite