Halk kendisini korumayı öğrenmeli

ABD ile yaşanan gerilim tırmanırken
Halk kendisini korumayı öğrenmeli

Kötümser gibi gözüken bu tabloyu değiştirmenin tek yolu, kendi kaderimizi, ülkemizin kaderini elimize almaktır. Örgütlenmek, mücadele etmek ve tepemizdeki asalakları; yerli ve yabancı patronları, NATO'cuları, ırkçıları, halk düşmanlarını alt etmekten başka çare yok.

İstediği zaman ABD'nin dostu olan, istediği zaman ABD'ye meydan okuyan siyasetçilere kanma!

ABD emperyalizmi bu topraklardan defolup gitmelidir. Üsleriyle, askeriyle, yardakçılarıyla, işbirlikçileriyle.

Bugünkü sistemde bunu gerçekleştirmek zor, hatta imkansızdır. Çünkü bugünkü toplumsal düzen, ABD ve NATO ülkeleriyle, Avrupa Birliği ülkeleriyle yakın ilişki sayesinde büyük kârlar elde eden ve bu ilişkiyi mevcut düzenin sürmesi için güvence olarak gören para babalarının düzenidir. Çünkü bugün zamanında ABD’nin açık desteği ve yönlendirmesi ile başa geçen bir parti iktidardadır. Çünkü bugün ABD ile ağız dalaşına girenler dün ABD ile stratejik ortak olmakla övünenlerdir.

Bugün Türkiye’nin gerçek efendisi olan büyük patronların ABD ve diğer batılı emperyalist ülkeler ile köklü bağları vardır. Türkiye’nin askeri, ekonomik, siyasi yapısı bu bağlar üzerine kurulmuştur. Büyük patronların saltanatının sürdüğü bir düzende ABD ile yaşanan gerilimlerin doğal sonucu yoksul halkın hazırlıksız yakalanmasıdır. Dolar kurundaki artış Türkiye ekonomisini etkiler ama patronlar iktidarı ellerinde tuttukları için bunun faturasını halk öder. Bir yandan ülke ekonomisini hiçbir sınırlama olmaksızın uluslararası tekellerin emrine verip bir yandan da ABD ya da Almanya ile gerilim yaşamanın bedelini halk ödemektedir. Milliyetçilik bu gerçeği gizlemek ve halkın uyanışını engellemek için devreye sokulmakta, güzel ülkemizi uluslararası tekellerin oyun alanına çeviren siyasetçiler “büyük güçlere kafa tutan kahramanlar” olarak pazarlanmaktadır.

Halkın sahte pehlivanlara değil ayağa kalkmaya ve kendisini korumaya ihtiyacı vardır.

ABD yönetimi ile AKP iktidarı arasında yaşanan gerilim dünya ölçeğinde sürmekte olan rekabet ve çatışmalardan kaynaklanmaktadır. Rahip Brunson, S-400’ler, Halkbank ve diğer başlıklar bu rekabet ve çatışmalar içinde değerlendirilmelidir. Dünya emperyalist sisteminde ciddi bir karmaşa yaşanmakta, şu ana kadar sistemin hakim gücü olan ABD’nin yönetme ve egemenlik yeteneği azalmakta, yeni gruplaşmalar ortaya çıkmaktadır.

Türkiye’nin dış politikasındaki gelgitler bir yandan Türkiye’de patronların dünya sistemindeki istikrarsızlıktan kendi çıkarları için yararlanma, pastadan daha fazla pay elde etme arayışının ürünüyken bir yandan da Erdoğan’ın kendi iktidarını sürdürme çabasının sonucudur.

Türkiye’nin işçileri, emekçileri, yoksul köylüleri, küçük esnaf her durumda kaybetmektedir. Türkiye’nin ABD ve AB ile iyi ilişkiler kurmasından bu ülkeye kan, gözyaşı ve ağır sömürü dışında hiçbir şey gelmedi. Ancak bugünkü dünya düzeninde gerilimlerin tırmanmasının sonucu darbeler, işgaller, bölgesel ve daha geniş savaşlardır.

Kötümser gibi gözüken bu tabloyu değiştirmenin tek yolu, kendi kaderimizi, ülkemizin kaderini elimize almaktır. Örgütlenmek, mücadele etmek ve tepemizdeki asalakları, yerli ve yabancı patronları, NATO’cuları, ırkçıları, halk düşmanlarını alt etmekten başka çare yok.

İstediği zaman ABD’nin dostu olan, istediği zaman ABD’ye meydan okuyan siyasetçilere kanma!

Emperyalistin, sömürücünün iyisi olmaz, zalimin peşine takılma!

Bugünkü iktidarı köşeye sıkıştırıyor diye Almanya ya da ABD gibi emperyalist ülkelerin hamlelerinden medet umacak kadar alçalma!

Ekonomik krizin faturasını sana ödetmelerine izin verme; zamlara, işten çıkarmalara HAYIR de!

Kahrolsun sömürü düzeni, kahrolsun emperyalizm!

HALK; AYAĞA KALK!

 

Türkiye Komünist Partisi
2 Ağustos 2018

İndir