Çocuklarımızı korumak için

Yıkılsın bu düzen
Çocuklarımızı korumak için

Çocukların yitirilmesinin de, acılardan propaganda malzemesi çıkaran fırsatçılığın da, topluma giydirilmeye çalışılan bu deli gömleğinin de ortak zemini bu düzendir. 

Böyle gitmez. İnsanlık nefesini tıkayan bu pisliği kusar, bu deli gömleğini yırtar, bu düzeni yıkar!

Bir kez daha görülmüştür ki, bu düzen evleri önünde oynayan çocukların kaybolmasını, şiddet görmelerini yok yere yitip gitmelerini önleyememektedir. Bu düzen, onlarca çocuğun cemaat yurtlarında yanmasına, yüzlerce çocuğun zorla evlendirilmesine, gebe kalmasına, çalıştırılmasına, silahlı çatışmalarda yitirilmesine göz yuman, insani hiçbir değeri koruyamayan, eteklerinden pislik akan bir düzendir. 

İki çocuğun kaybolması ve günler sonra hayatını yitirmiş olarak bulunması, bu türden haberlerin ne yazık ki ne ilki ne de sonuncusudur. Bu dehşet tablosu her yıl binlerce çocuğun ihmali, istismarı ve ölümü ile sonuçlanmakta, yaşanan olayların önlenmesini bırakın, kaydı bile tutulmamaktadır. 

Öte yandan, toplumu sarsan bu olaylar, AKP bürokratları, artık tamamı AKP’nin sesi haline gelmiş medya ve paralı kalemleri tarafından gündeme idam cezasının yeniden ısıtılıp getirilmesinin yolu olarak kullanılmıştır. Birkaç ay önce yine çocuklara yapılan saldırılar üzerinden çağdışı kimyasal hadım yöntemini tartışan Türkiye, daha da geriye giderek idamı tartışır hale getirilmiştir. 

Gericilik bununla da sınırlı değildir. Bu ülkede dört yaşındaki bir kız çocuğu günlerce bulunamamış, yaşamını yitirmiş ve ardından İçişleri Bakanı, “Allah muhafaza cinsel saldırı olmamış” diyebilmiştir. Devletin en yüksek kademelerinden birinde bulunan kişinin aklına ne çocuğun ve ailesinin yaşadığı zor koşullar ne de yönettiği teşkilatın bunu önleyememiş olması gelmektedir. Yıllardır hem nicelik hem nitelik olarak büyüyen bu sorunun karşısında hesap vermekten kaçınılması, konunun cinselliğe çekilmesi, hayatını yitiren çocukların, çocuklarını kaybeden ailelerin sorumluluğunun duyulmadığını; aksine toplumu kendi kurallarına göre denetim altına almak için fırsat kollandığını göstermektedir. Üstelik bu kapkaranlık zihniyeti eleştirenler linç kültürü ile hedef gösterilerek toplum kışkırtılmaktadır. 

Sermayenin elinde niteliksizleşmiş, yozlaşmış Türkiye medyasının “üçüncü sayfa”, “son dakika” haberlerinden üzerimize boca edilen şiddet sokaklarda, sosyal medyada, günlük dilde ve zihinlerde her gün daha olağan, daha yaygın ve daha kontrolsüz hale gelmektedir. Böylece ekran başında adeta hipnotize edilen, akıl yitimine uğrayan toplum gerçek bir tepki ortaya koyamamakta ve bu durum egemenlerin işine gelmektedir. 

Konu çocuk cinayetleri olduğunda da toplum bu düzenin sunduğu seçeneklere mahkûm bırakılmakta, dinsel bağnazlık ile piyasacı çürümüşlüğün kuralları arasında bir tercih yapmaya zorlanmaktadır. Buradan bir çözüm çıkmayacağı açıktır.

Çocukların yitirilmesinin de, acılardan propaganda malzemesi çıkaran fırsatçılığın da, topluma giydirilmeye çalışılan bu deli gömleğinin de ortak zemini bu düzendir. 

Böyle gitmez. İnsanlık nefesini tıkayan bu pisliği kusar, bu deli gömleğini yırtar, bu düzeni yıkar!

İndir