Bu kirli düzenin çocuklarımızı yok etmesine izin vermeyeceğiz

Bu kirli düzenin çocuklarımızı yok etmesine izin vermeyeceğiz

Onlarca çocuğun istismarını önleyemeyen, bildirilmemesine göz yumarak bu suça ortak olan başta Sağlık ve Aile Bakanları olmak üzere tüm sorumlular istifa etmelidir. Halkımız bu suçları cezasız bırakmamalıdır.

İstanbul Küçükçekmece Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bir sağlık emekçisinin ortaya çıkardığı skandal olayda gerici iktidarın sapkınlığının ulaştığı boyut bir kere daha ortaya çıkmıştır.

Bu skandal olayın ilk elden sorumlusu elbette, çocuk yaşta evliliği teşvik eden, çocuk istismarcılığına yasayla düzenleme getirmeye çalışıp başaramayınca ortaya çıktığı her yerde ‘hoş görün’ siyaseti izleyen AKP iktidarının kendisidir. Bu nedenle 5 ayda 18 yaş altında 39’u Suriyeli 115 çocuğun hamile olarak hastane kayıtlarına geçmesine rağmen adli mercilere başvurmayan hastane yönetimi, hastane yönetimine soruşturma başlatılmasına izin vermeyen Valilik, hamile oldukları anlaşılan 18 yaşından küçük tüm çocuklara ilişkin bilgileri emniyete bildirmeyen Sağlık Bakanlığı bizleri şaşırtmamaktadır. Çünkü devletin tüm kurumlarını yıllar boyu cemaat yapılanmalarına teslim eden AKP’nin çocuk istismarı dosyası kabarıktır.

Okullarda dağıtılan kitaplarda pedofiliye yer vermekten, Aladağ’da emekçi ailelerin çocuklarını tarikat yurtlarına mahkum etmeye, Ensar gibi istismarcılığı defalarca tescillenmiş gerici kurumları ‘bir kereden bir şey olmaz’ diyerek savunmaktan, milli eğitim bütçesinden buralara milyarlarca lira fon sağlamaya, tecavüzcülere ödül gibi ‘evlen kurtul’ yasasını meclisten geçirmeye çalışmaktan, Diyanet İşleri Başkanlığına ‘9 yaşında çocuk evlenebilir’ diye fetva verdirmeye kadar…

Bu ve benzeri konularda sesini çıkaran namuslu emekçiler de ya KHK’lar ile işsiz bırakılmakta, ya haklarında soruşturma başlatılmakta, ya sürgüne yollanmaktadır.

Ancak mesele gerici bir iktidarın yıllardır bu yaptıklarının çok daha ötesidir. Okula gitmesi gereken yaşta çocukları sanayide, tekstilde, tarlada, kafede, mağazada çalışmak zorunda bırakan bu düzenin kendisidir. Bu skandal olay hastane yönetiminden gerici iktidara kadar tüm kurum ve temsilcileriyle bu düzenin çatırdadığını göstermektedir.

Bu kirli düzen ülkemizi gün geçtikçe kendi çocuklarına düşman bir ülkeye dönüştürmektedir. Çocuklarımız eğitim, sağlık, yaşam hakları ellerinden alınmaktadır.

Türkiye Komünist Partisi olarak diyoruz ki;

Onlarca çocuğun istismarını önleyemeyen, bildirilmemesine göz yumarak bu suça ortak olan başta Sağlık ve Aile Bakanları olmak üzere tüm sorumlular istifa etmelidir. Halkımız bu suçları cezasız bırakmamalıdır.

Sermaye düzeninin en büyüğünden en küçüğüne hiçbir unsurunun bu skandalları ortadan kaldırma, yok etme ehliyeti ve kabiliyeti yoktur. Çünkü bu bozuk düzenin suçları yine aynı düzenin sürdürücüleri tarafından engellenemez. Bu düzen devam ettikçe bu ve benzeri olaylar maalesef yaşanmaya devam edecektir.

Çocuklarımızın geleceğine sahip çıkacak olan onlar değil biziz. Ve çaresiz değiliz. Tüm emekçi halkımızı bu suçları cezasız bırakmamaya, geleceğimiz olan çocuklarımıza sahip çıkmaya, düzenin bütün aktörlerinin dışında kendi gücünün farkına varmaya çağırıyoruz.

Çocuklarımız geleceğimizdir, geleceğimiz kendi ellerimizdedir.

 

Türkiye Komünist Partisi
18 Ocak 2018

İndir