Türkiye kapitalizminin krizi sürüyor: İşsizlik oranı yüksek düzeyini koruyor

Türkiye kapitalizminin krizi sürüyor: İşsizlik oranı yüksek düzeyini koruyor

TKP Emek Merkezi, bugün açıklanan istihdam ve işsizlik göstergelerini değerlendirdi. Krizin etkilerinin açık olarak gözlendiği verilerde, Türkiye kapitalizminin zamana yayılmış bir kriz içerisinde olduğu ve bu durumdan çıkışa dair herhangi bir ipucu olmadığı görülüyor.

İstihdam ve işsizlik verilerini değerlendiren TKP Emek Merkezi, bugün ekonomide yaşanan krizin asıl olarak Türkiye kapitalizminin ve sermaye düzeninin krizi olduğunu vurgularken, işsizlikteki artış ve kriz için "saray rejimi" ya da "başkanlık sistemi"nin krizi biçimindeki açıklamaların kapitalizmi aklamaya dönük olduğunun altını çizdi. TKP Emek Merkezi'nin hesaplamalarına göre, geniş tanımlı işsizlik oranı Haziran ayında yüzde 19,9 düzeyine çıkarak, bir önceki yıla oranla 2,9 puan arttı.

İŞSİZLİK ORANI YENİ VE YÜKSEK BİR SEVİYEYE OTURDU

İşsizlik oranı, TÜİK verilerine göre Haziran ayında yüzde 13 olarak açıklandı. Geçen yılın aynı ayına göre işsizlik oranı 2,8 puan artış gösterdi. Tarım dışı işsizlikte ise artışın 3,2 puan olduğu görülüyor.

İşsiz sayısı 938 bin kişi artarak 4 milyon 253 bine yükseldi. Kadınlarda ve gençlerde işsizlik oranları çok daha yüksek. Kadın işsizliği yüzde 15,6 olurken, kadın işsiz sayısındaki artışa yakın bir şekilde iş gücüne dahil olmayan kadın sayısı da 250 bin kişinin üzerinde artış gösterdi.

Gençler arasında işsizlik oranı, yine resmi rakamlara göre, yüzde 24,8'i buluyor. Yani her dört gençten birisi işsiz durumda. Önceki yıla göre genç işsizliğinin, ortalama işsizlik artışının da üzerinde 5,4 puan artması krizin öncelikle gençleri vurduğunu gösteriyor. Halen TÜİK'e göre ülkemizde 1 milyon 314 bin genç işsiz.

Bu göstergeler, krizin sürdüğünü ve işsizlik rakamlarında herhangi bir düzelme ortaya çıkmadığını ortaya koyuyor. Ancak mevsimsel etkilerden arındırılmış veriler, tarım dışı işsizlikteki yükselişin durduğuna işaret ediyor. Bu durum ekonomi açısından tünelden sonraki ışık anlamına gelmekten çok, krizle birlikte işsizlik oranının yeni bir yüksek platoya oturduğunu ve burada çakılı kaldığını gösteriyor.

İŞ BULMAK ZORLAŞIYOR

İş arama sürelerine göre işsizlerin sayısına bakıldığında, 1 yıldan daha uzun süredir işsiz olanların sayısının tarihin en yüksek düzeyine ulaşarak 993 bin kişiye çıktığı görülüyor. Türkiye'de yaklaşık her dört işsizden birisi bir yıldan uzun süredir işsiz durumda. Kadınlarda bu oran, her üç işsiz kadından birisi şeklinde...

Öte yandan, TÜİK'in açıkladığı işsizlik verileri gerçeğin sadece bir boyutunu yansıtıyor. İstihdam ve işsizlik göstergelerinde bir de buz dağının görünmeyen yüzü var.

GERÇEK İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 19,9

TKP Emek Merkezi'nin hesaplamalarına göre, TÜİK'in işsizler arasında saymadığı ancak aslında işsiz olan, iş aramaktan umudunu kesmiş ya da yılın çok az bir bölümünde çalışabilen kesimleri de içeren geniş tanımlı işsizlik yüzde 19,9'a çıkıyor. Aynı tanıma göre işsiz sayısı yaklaşık 7 milyon kişiye ulaşıyor.

Kadınlarda geniş işsizlik oranı, yüzde 26,7 olarak hesaplanıyor. Aynı hesaplamaya göre, Türkiye'de iş gücüne dahil olmayan ev kadınları dışında 3 milyon 285 bin kadın işsiz durumda bulunuyor.

Yukarıdaki tablo, Türkiye kapitalizminin derin ve zamana yayılmış bir kriz sürecinden geçtiğini gösteriyor. Dünya'da da benzer bir süreç yaşanırken, Türkiye'de düzen siyasetinde arayışların artmasının bir nedeni de patronların bu krizden çıkış arayışlarını hızlandırmaları. Ülkemizde işsiz sayısı 7 milyona ulaşırken, yaşanan bu krizi "saray rejimi" ya da "başkanlık sistemi"ne bağlamak, kapitalizmi aklama çabasından ve düzen siyasetindeki Ali Babacan gibi yeni aktörleri meşrulaştırmaktan başka anlama gelmiyor.